Wikipedia

Arama sonuçları

9 Ocak 2016 Cumartesi

                            Yine Bir Fantastik Seri                                  

Lux Serisi henüz elimden yeni biraktığım bir seri ve içim buruk.. Bitmesini istemediğim türdendi.. Aşk, heyecan, karmaşa,bilinmezlikler,acılar,ihanetler vs vs daha neler neler...      

Daemon Black... Gerçek bir Öküz ama Çok yakışıklı bir uzaylı harika yeşil gözler düzgün bir burun dolgun dudaklar çıkık elmacık kemikleri yapılı bir vucut daemon black her acıdan imkansız gibi  görünen imkasızlığın ta kendisi.. Ve ailesini korumak için  sizi gözünü kırpmadan öldürebilecek kadarda tehlikeli..

Katy'se babasını kanserden kaybettikten sonra annesiyle batı virginaya taşınmış daha çok kitapları,blogu ve annesiyle ilgilenen bir kız yani tamamen kendi halinde. Daemonlada kapı komşusu olmuştur annesi yeni arkadaşlar edinmesi için ısrar edinde kayt daemonun kapısını çalar ve kapı açıldığında nefes almayı unutmuştur..Kapı açılır açılmaz karşısında çıplak bir üst gören katy donar kalır ama karşısında gördüğü kişi o kadar kabadır ki kızarmaya yüz tutmuş yanaklarını unutup  marketin nerede olduğunu sormak için rahatsız ettiğini söyler  ne var ki hiçte hoş olmayan bir konuşma gerçekleşir aralarında.. ama ne demişlerrrr .büyük aşklar .kavgayla başlar :)

Katy inanılmaz derece sinir olmuştur ve söylene söylene kapıdan uzaklaşır. Marketi bulduğunda alışveriş sırasında biri adını seslenir ve çok çok güzel bir kız ona doğru yaklaşır.Kız daemonun kız versiyonu gibidir gözleri neredeyse aynı tondadır ve bizim öküzün zıttına cok sıcak kanlıdır...İsminin dee olduğunu söyleyen kız katye sıkıca sarılır ve onunla tanıştığı için çok heyecanlı olduğunu söyler ne var ki eve döndüklerinde daemon suratında hosnutsuz bir ifadeyle onlara bakar ve bizim kız katyi açık açık kıracak sözler söyler ve kız kardeşinden uzak durması için onu ikaz eder.. Bunu neden yaptığını anlayamayan katy şaşkınlıktan daha çok güçlü bir öfke hisseder.Aralarındaki bu itiş kakış sürekli devam eder ancak katy dee yi gerçekten çok sevmiş ve ondan uzaklaşmamıştır. hiyake Katynin ölümcül bir kaza geçirmek üzere olup daemonun onun kurtarıp özel uzaylı yeteneğiyle iyileştirdikten sonra aralarında bozulmayacak bir bağla bağlanmalarıyla başlar. Ve olaylar çığrığından çıkar..Zaman geçtikçe birbirlerine daha çok bağlanır ve akıl almayacak işkencelerden ve zorlu acı dolu problemlerden el ele çıkmaya başlarlar. Tam artık bu kadar olay yeter dediğiniz anda yeni bir tanesi patlak veriyor ve kitabı elinizden bırakmanızı oldukça zorlaştırıyor.LUX serisi gerçekten harika sırf uzaylı fantastik olduğu için tereddut ediyorsanız durduğunuz hata derim ...         Umarım sizde benim kadar beğeni ve heyacanla okursunuz..:)






                       İLK YAZIM :)

İçinde kaybolduğum bir seriyle başlamak istedim...
Bu seri 12 kitaptan oluşuyor,eminim bazılarınız hangi seriden bahsettiğimi anlamışsınızdır:)

Evet bu seriyi 15 günde bitirdim.Bazılarınız iki hafta boyunca nefes almak dışında hiç bir şey yapmadan oturduğumu düşünüyor olabilirsiniz ne diyeyim ki çokta yanlış sayılmaz ara vermek için bile çok zorladığım olmuştur.
Neyse kitaba geri dönecek olursak; İlk kitap İşaret zoey adında bir kızın bir iz sürücü vampir tarafında işaretlemesiyle başlıyor hersey.. Günümüzde geçen bu olaylar zincirine başta uyum sağlamak izin biraz da olsa kafa patlatmak gerekebilir. İşaretlenen gençlerin (vampir demiyorum çünkü henüz işaretlenen çaylak oluyor.) hemen en yakındaki gece evine yerleşip diğer vampirlerin yakınında yaşaması gerekir aksi takdirde hastalanıp kendi kanlarında boğulup ölürler. Evet diğer vampir filmleri veya hikayelerinden farklı ama çok zekice yazılmış sırf bu seri sayesinde P.C.CAST ve (kızı) KRISTEN CAST en sevdiğim yazarlardan oldu..Bizim kız zoeyin de her ergen gibi annesiyle sorunları vardır ama daha farklı sorunlar babası olmadığı için annesiyle son üç sene öncesine kadar yakın bir ilişkileri vardır ancak annesi acınası bir adam evlendiğinden beri zoey ve annesi arasında sorun çıkmıştır ama büyükannesi onun herşeyi olmuş ve hayatta tutunacağı en güçlü dal olmustur. Büyükanne sylvia Kızılkuş eski bir Cherokee kadınıdır ve torunun başına gelen bu işaretlenmeye karşı ne yapacağını bilir onu Tulsa gece evine götürür...Artık bambaşka bir hayata başlayan zoey herseyin farkına varmıştır... Kime güvenip güvenmeyeceğini yakın zamanda öğrenemeyip başını türlü türlü işlere sokup herşeyi elini yüzüne bulaştıracaktır. Arkadaşlığın ne kadar güçlü bir bağ olduğunu da vurgulamadan geçemeyeceğim. Seriyi okurken yer yer ağlama krizleri yer yer de gülme krizleri yaşadım ama en çok da BAŞTAN ÇIKARILMIŞ kitabında şoke oldum diyebilirim hiç beklemediğim bir anda sevdiğim bir karaktere veda ettikten sonra yazara biraz sinir oldum hatta bir-iki gün etkisinden çıkamayıp yas tuttuğumu söylesem yalanda olmaz...
Evet bu seriyi kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum okuduğum en güzel fantastiklerden biriyle ilk yazımı da yazmış oldum  Umarım beğenirsiniz :)